PreviousLater
Close

Bir zamanlar bir ailemiz vardı Bölüm 28

like4.8Kchase45.6K
Dublajlı izleicon

Bir zamanlar bir ailemiz vardı

Ancheng şehrinin zengini olan Yiğit Alp, eşi Berfin'den uzun yıllar kimliğini gizledi. Eşini enerji fabrikasının müdürü olarak atayacakken, onun yıllardır aldattığını ve çocukların da kendisini babaları olarak görmediği öğrendi. Hatta Yılbaşı gecesi, onu evden kovarak sevgilisini getirdi. Kalbi kırılan Yiğit Alp, zengin kimliğine geri döner ve onlardan her şeyi geri almaya karar verir!
  • Instagram
Bölüm Yorumu

Yeşil ceketli genç ve yasak şişe

Genç çocuğun o masum ama hevesli hali çok tatlıydı. 'Bunu sadece dizilerde görmüştüm' derken gözlerinin içi parlıyordu. Ama Selim Amca'nın 'içmek istiyorsa içsin' demesi işleri değiştirdi. Bu izin, bir test miydi yoksa gerçekten bir cömertlik mi? Bir zamanlar bir ailemiz vardı dizisindeki bu karakter dinamikleri, aile içi güç dengelerini çok iyi yansıtıyor.

Dedeye sürpriz mi, komplo mu?

Yaşlı adamın yüzündeki o mutluluk ifadesi gerçek miydi, yoksa o da bu oyunun bir parçası mı? Torunlarının ve damadının kendi evinde, kendi izni olmadan (ya da öyle sanarak) şarapları açması... Selim Amca'nın 'kayınpeder' diye hitap etmesi ve evlilik izni vermesi olayları birbirine bağladı. Bir zamanlar bir ailemiz vardı, ama bu aile sırlarla dolu gibi görünüyor.

Dağınık masa, dağınık ilişkiler

Videonun sonundaki o dağınık masa ve yere saçılmış peçeteler, aslında ailenin içindeki kaosu simgeliyor bence. Herkes gülerken, içerken aslında büyük bir yalanın üzerine inşa edilmiş bir kutlama yapıyorlardı. Eve gelen adamın o şok ifadesi, tüm bu sahte neşenin üzerine bir soğuk su gibi döküldü. Bir zamanlar bir ailemiz vardı derken, artık o birlikteliğin çatladığını hissediyoruz.

Selim Amca'nın iki yüzü

Selim Amca karakteri gerçekten çok katmanlı. Bir yandan 'yaşlı adam mutlu olduğu sürece her şey önemsiz' diyerek felsefe yapıyor, diğer yandan ev sahibinin yokluğunu fırsat bilip en pahalı şarapları açtırıyor. Bu ne cömertlik ne de sadakat, bu saf bir manipülasyon. Bir zamanlar bir ailemiz vardı hikayesindeki en tehlikeli karakter kesinlikle o. O gülüşünün ardında ne planlar var?

1961 Akat ve şok etkisi

O şişeyi masaya koyduklarında herkesin donup kalması inanılmazdı! 1961 yılından kalma bir şarabı böyle keyfi bir akşamda açmak... Selim Amca'nın 'sahte şarap alıp koyarım' lafı ise işin tuzu biberi oldu. Gerçek mi sahte mi olduğu belirsiz bu şaraplar, ailenin gerçeklik algısını da sorgulatıyor. Bir zamanlar bir ailemiz vardı derken, artık hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığına eminim.

Daha Fazla İlham Verici İnceleme Keşfedin (3)
arrow down