Hikayeyi anlatan ustanın sesi ve çocukların meraklı bakışları o kadar samimi ki, sanki biz de o masal dinleyen çocuklardan biriyiz. Lu Xun'un üç ustayı yenmesi, imparatorluk başkentini kurtarması... Hepsi bir rüya gibi. (Dublajlı) Kılıç Ustasının Efsanesi, bize kahramanlığın sadece kılıçla değil, kalple de yapıldığını hatırlatıyor.
Düğün odasındaki kırmızı perdeler, mum ışıkları ve 'çift mutluluk' sembolleri o kadar güzel çekilmiş ki, her kare bir tablo gibi. Ama bu güzellik, Lu Xun'un kayboluşuyla bir gizeme dönüşüyor. (Dublajlı) Kılıç Ustasının Efsanesi, görsel şölenin ötesinde, bir adamın içsel yolculuğunu da anlatıyor. Nereye gitti? Belki de cevap, soruda saklı.
Lu Xun'un 'Ebediyeti Kıran Kılıç' tekniğiyle üç ustayı tek hamlede devirmesi, izleyiciyi ekran başında dondurdu. Bu sahne, (Dublajlı) Kılıç Ustasının Efsanesi'nin en epik anıydı. Ama asıl büyüleyici olan, bu gücün ardından gelen sessizlik ve kayboluş. Güç, bazen en büyük yalnızlığı getirir.
Bir zamanlar imparatorluğu kurtaran Lu Xun, şimdi saman yığınında uyuyor. Bu tezat, (Dublajlı) Kılıç Ustasının Efsanesi'nin en dokunaklı mesajı: Gerçek kahramanlık, şöhretten kaçmaktır. Onun nereye gittiğini kimse bilmiyor, ama belki de o, artık herkesin içinde yaşıyor.
Çocuklar 'Sonra ne oldu?' diye sorarken, biz yetişkinler cevapları biliyoruz ama söyleyemiyoruz. Lu Xun'un kayboluşu, bir son değil, bir başlangıçtı. (Dublajlı) Kılıç Ustasının Efsanesi, bize hikayelerin bitmediğini, sadece değiştiğini öğretiyor. Belki de o, dağlarda değil, bizim kalbimizde yaşıyor.