Çocukluk anılarıyla şimdiki zamanın iç içe geçtiği bu bölümde, annenin yaşlandığını fark edişi çok vurucu oldu. Oğulları takım elbiseli ve başarılı ama anne hala aynı masada, aynı sevgiyle onlara bakıyor. Ben Anneyim hikayesi, büyümenin bedelini anne gözünden o kadar güzel anlatıyor ki izlerken boğazım düğümlendi.
Annelerin içine attığı tüm acılar bu sahnede su yüzüne çıktı. 'Çirkin ve seviyesiz' denilen o kadın, aslında iki evladı için dünyaları veren bir kahramanmış. Oğullarının 'yoruldun anne' demesiyle bayılması, yılların yükünün son damlası gibiydi. Ben Anneyim izlerken her anne için biraz daha ağladım.
Basit bir yemek masasında geçen bu sahne, hayatın tüm gerçeklerini gözler önüne seriyor. Balık ve et kavgası yapan çocuklardan, annelerine minnettar yetişkinlere dönüşüm harika işlenmiş. Annenin 'başaracağım' diye tutunması ve sonunda yorgun düşmesi, fedakarlığın sınırlarını sorgulatıyor. Gerçek bir başyapıt.
Oğullarının başarılarını gören annenin yüzündeki tebessüm ile kalbindeki sızı arasındaki tezatlık çok etkileyici. Geçmişte çektiği çileleri hatırlayıp ağlaması, izleyiciyi de hüngür hüngür ağlatıyor. Ben Anneyim dizisi, anne sevgisinin karşılıksız ama en güçlü hali olduğunu bu sahnede kanıtlıyor.
Yemek yerken birden bayılan anne figürü, izleyiciyi şok eden ama bir o kadar da hazırlayan bir sondu. Yıllarca ailesi için yaşayan birinin, görevi bittiğinde kendini salıvermesi ne kadar trajik. Oğullarının panik içinde 'Anne!' diye bağırması sahnenin etkisini katladı. Ben Anneyim finaliyle herkesi derinden sarstı.