Murat Bey'in neredeyse hiç ses çıkarmadan, sadece bakışlarıyla ve duruşuyla masayı nasıl domine ettiğine hayran kaldım. Diğerleri bağırıp çağırırken onun sakinliği tam bir güç gösterisiydi. Timur Bey'in o kibirli tavrının nasıl kırıldığını izlemek paha biçilemezdi. Ben Anneyim karakter analizleri gerçekten çok derinlikli yapılmış, her detayda yeni bir şey buluyorum.
O yaşlı kadının masaya oturmasıyla birlikte tüm atmosferin değişmesi harikaydı. Timur Bey'in o büyük lafları eden ağzı nasıl kapandı, bir görseniz! Kadının sadece varlığı bile o kibirli iş insanlarını dize getirdi. Ben Anneyim dizisinde aile bağlarının ve saygının iş dünyasındaki yansımaları çok güzel işleniyor. Bu sahne tam bir ders niteliğinde.
Timur Bey'in başlangıçtaki o ukala tavrından, sonradan yalvaran bir hale gelmesi inanılmazdı. Özellikle 'Biz yanlış yaptık' dediği an yüzündeki ifadeyi asla unutmayacağım. Murat Bey'in annesine yapılan saygısızlığa verdiği tepki ise tam yerinde oldu. Ben Anneyim izlerken insan kendi hayatından da parçalar bulabiliyor, çok etkileyici bir yapım.
Bu sahnede iş dünyasının ne kadar acımasız olabileceğini ama aynı zamanda ne kadar hızlı değişebileceğini gördük. Timur Bey'in o milyarlık sipariş tehdidi boşa çıktı. Murat Holding'in duruşu ise çok netti. Ben Anneyim dizisindeki bu tür iş dünyası entrikaları ve ahlaki duruşlar çok gerçekçi anlatılmış. Her bölüm ayrı bir gerilim kaynağı.
Yaşlı kadının affedici tavrı ve Timur Bey'in o çaresiz yalvarışları... Murat Bey'in annesi için sözleşmeden paylarını silmesi ise tam bir final vuruşuydu. Ben Anneyim dizisindeki bu tür ahlaki ikilemler ve aile onuru temaları beni her zaman derinden etkiliyor. Bu sahne unutulmazlar arasına girdi kesinlikle.