Eda'nın 'Tüm şirket beni dinliyor' diyerek böbürlenmesi, ne kadar büyük bir yanılgı içinde olduğunu gösteriyordu. Kendini çok zeki sanırken, aslında herkesin oyununa geldiğini anlaması çok acıydı. Özellikle 'Hisseler benim değil mi?' diye sorduğu o an, her şeyi kaybettiğini fark ettiği andı. Bu düşüş, kibirli karakterlerin sonunu izlemekten hoşlananlar için biçilmiş kaftan.
Berna Hanım ve kızlarının bir araya gelip Eda ve Kenan'a karşı duruşu çok etkileyiciydi. 'En iyi kişiden öğrendik' sözü, geçmişte yaşanan acıların bugünkü güce dönüştüğünü gösterdi. Eda'nın kamera önünde rezil olması ve Kenan'ın onu suçlaması, ihanetin bedelini ödediklerini kanıtladı. Bu tür aile dramaları, insanı hem üzüyor hem de tatmin ediyor.
Polisin yurt dışı hesaplarını bulup bir milyarı geri alması, Eda ve Kenan için sonun başlangıcı oldu. 'Param!' diye bağırırken yüzündeki ifade unutulmazdı. Tüm planları suya düşünce birbirlerine düşmeleri, açgözlülüğün insanı nasıl değiştirdiğinin en net kanıtı. Bu sahne, adaletin nasıl da en beklenmedik anda geldiğini gösteren harika bir örnek.
Bir milyarlık hayalleri suya düşen Kenan ve Eda'nın birbirine düşmesi tam bir dram. 'Köpek köpeği ısırır' sözü bu sahne için biçilmiş kaftan. Eda'nın 'Seni öldüreceğim' diye bağırırken birdenbire polisin hesabı bulduğunu öğrenmesi, tansiyonu zirveye taşıdı. Bu tür entrika dolu anlar, Gülünç bir Olay: Kızım yabancıyı annesi sandı izlerken yaşadığım o gerilimi tekrar yaşattı bana.
Berna Hanım'ın sakin ama delici bakışları ve 'Şirketim gayet iyi' diyerek verdiği o tokat gibi cevap harikaydı. Yıllarca sabredip doğru zamanı beklemek, sonunda böyle bir zafer getirir. Eda'nın kibri ve Kenan'ın açgözlülüğü, Berna Hanım'ın stratejisi karşısında hiç duramadı. Bu sahne, sabrın ve zekanın gücünü en iyi anlatan anlardan biri oldu.