Son sahnede birbirlerine sarılıp öpüşmeleri, bir son değil yeni bir başlangıçtı. Sanki tüm o şiddet, sadece bu an için bir hazırlıktı. Erkek karakterin 'Başkası kalkışırsa...' sözü, gelecekteki tehlikelerin habercisiydi. (Dublajlı) Avcı ve Av bu açık uçlu sonla izleyiciyi merak içinde bıraktı. Devamını görmek için sabırsızlanıyorum. Bu hikaye henüz bitmedi.
Her tetik çekilişi, sanki kendi kalbimde bir yankı yarattı. Kadın karakterin soğukkanlılığı, erkek karakterin çaresizliği... Hepsi o kadar gerçekti ki sanki oradaydım. (Dublajlı) Avcı ve Av bu sahnede izleyiciyi tamamen içine çekti. Silah sesleri bitse bile, o yankı uzun süre kulaklarımda çınladı. Bu tür sahneler kolay kolay unutulmaz.
Alevler arasında, dumanlar içinde son öpücük... Sanki dünya durdu, zaman dondu. Erkek karakterin yaralı yüzü, kadın karakterin gözyaşları... Hepsi bu an için vardı. (Dublajlı) Avcı ve Av bu sahneyle izleyiciyi duygusal bir zirveye taşıdı. Kimse böyle bir sonu beklemiyordu. Aşk, şiddetin üstüne galip geldi mi? Yoksa sadece bir illüzyon mu?
Mor ceket üzerindeki kan lekesi, sadece bir yarayı değil, bir ilişkinin sonunu da simgeliyordu. Kadın karakterin onu kucaklayışı, sanki geçmişteki tüm hataları telafi etmeye çalışıyordu. (Dublajlı) Avcı ve Av bu detaylarla izleyiciye derin bir mesaj verdi. Şiddet bitmez, ama aşk bazen onu gölgede bırakır. Bu sahne unutulmaz olacak.
Silahı tutarken dudaklarında beliren o hafif gülümseme, tüm sahneyi değiştirdi. Sanki oyunun kurallarını o yazıyordu ve herkes onun piyonuydu. Erkek karakterin 'Usul dur da benimle eve gel' sözü ise tam bir ironiydi. (Dublajlı) Avcı ve Av bu diyalogla izleyiciyi şaşırttı. Kim kimi kontrol ediyor? Kim kimi seviyor? Cevaplar giderek bulanıklaşıyor.