Melis, Kader'e yardım etmesi için yalvardıktan sonra şimdi ona sırtını dönüyor? Kadının Uyanışı'nda bu ikiyüzlülük o kadar iyi oynanmış ki, ekran başında sinirlendim. Pembe elbisesiyle tatlı görünse de, sözleri zehir gibi. Kader'in ona güvenmesi ne kadar naifmiş. Bu karakter, izleyiciyi hem şaşırtıyor hem de öfkelendiriyor.
Erdi, tüm bu kaosun ortasında neden konuşmuyor? Kadının Uyanışı'nda en çok merak ettiğim şey bu. Kader onu Betül'den özür dilemeye zorlarken, o sadece bakıyor. Belki de içten içe kırılmıştır. Ya da büyük bir borç altında eziliyordur. Sessizliği, sahneye daha da gerilim katıyor. Erkeklerin susması bazen en büyük çığlıktır.
Betül henüz görünmedi ama herkes ondan bahsediyor. Kadının Uyanışı'nda en güçlü karakter belki de o. Kader, Melis'e 'Betül'le kıyaslanınca sen hiçbir şeysin' diyor. Bu cümle, Betül'ün ne kadar etkili olduğunu gösteriyor. Evden ayrılmış olsa bile, hâlâ ailenin merkezinde. Onun dönüşü ne zaman olacak? Merakla bekliyorum.
Bu yemek masası, savaş alanına dönmüş! Kadının Uyanışı'nda her sahne gerilim dolu. Kader, Melis, Erdi ve diğer adam... Herkesin bir hesabı var. Hazır erişte kutusu bile sembolik gibi — basit bir yemek, ama arkasında büyük bir dram. Mekanın lükslüğüyle karakterlerin iç çatışması tezat oluşturuyor. Harika bir sahne tasarımı.
Kader, sonunda gözlerini açtı! Melis'e 'sana güvendim ama kör olmuşum' demesi, Kadının Uyanışı'nın en güçlü anlarından biri. Artık kimseye boyun eğmeyecek. Erdi'ye 'git özür dile' derken bile kendi onurunu koruyor. Bu kadın, izleyiciye ilham veriyor. Zayıf görünse de, içi çelik gibi. Onun hikayesi henüz bitmedi.