Eradi karakteri tam bir 'iyi niyetli sakar' portresi çiziyor. Kadının Uyanışı'nda bu adamın her hareketi ayrı bir komedi unsuru. Karısına hediye alayım derken bulaşık teli almak... Ama Betül'ün o anki ifadesi, hayal kırıklığını ve şaşkınlığını o kadar iyi veriyor ki, izlerken hem gülüyor hem de için için acıyoruz. Bu kimya ekranda çok iyi çalışıyor.
Bu sahnede aile olmanın tüm renkleri var. Kadının Uyanışı izlerken bazen geriliyoruz, bazen gülüyoruz. Betül'ün evi baştan aşağı donatması, Eradi'nin hediye verme çabası, diğer karakterlerin tepkileri... Hepsi bir mozaik gibi. O yüzük kutusunun içinden çıkan şey ise bu mozaiğin en renkli parçası oldu. Kesinlikle beklenmedik bir dönüş!
Betül karakterine hayran olmamak elde değil. Kadının Uyanışı'nda her şeyi o yönetiyor, o hazırlıyor, o toparlıyor. Eradi'nin o 'bulaşık teli' sürprizine rağmen yüzündeki o nazik gülümsemeyi koruması takdire şayan. Gerçek bir eş ve anne portresi çiziyor. Belki o yüzükler pırlanta değildi ama Betül'ün sabrı en değerli taş gibi parlıyor.
Kadının Uyanışı'nda türler arası geçişler çok başarılı. Bir an ciddi bir aile draması izlerken, ertesi saniye kahkaha atabiliyorsunuz. Eradi'nin hediye sahnesi tam bir tür karmaşası. Romantik bir an beklerken komedi patlaması yaşamak izleyiciyi yormuyor, aksine daha çok bağlanmasını sağlıyor. Betül'ün tepkisi ise bu karmaşanın en tatlı noktası.
Yemek masası her zaman en iyi dedikodu ve gerilim mekanidir. Kadının Uyanışı'nda da durum farklı değil. Betül'ün servis yaparken kurduğu cümleler, diğerlerinin tepkileri... Her lokmada bir gerilim var. Eradi'nin o kutuyu masaya bırakmasıyla tansiyon yükseldi. Sonuçta herkesin beklediği o 'büyük an', biraz paslı bir şekilde geldi ama yine de etkili oldu!