Beyaz saçlı kızın gözyaşları, o kızgın yüz ifadesi, 'Ben ne kadar saklansam...' diye fısıldaması... Tüm sahne sanki benim içimdeki korkuları dile getiriyordu. (Dublajlı) Canavarların Efendisi: Ataya Dönüş'te bu kadar insani bir an beklemiyordum. Karakterlerin zayıflıkları, korkuları, umutları... Hepsi o kadar gerçek ki, sanki ben de o çölde onlarla birlikteyim.
Yeşil küreden çıkan o devasa kartal sahnesi nefesimi kesti. Sanki gökyüzü yırtıldı ve umut indi yeryüzüne. Ama ayı karşısında bile yetersiz kalması... İnsanın içine bir hüzün çöküyor. (Dublajlı) Canavarların Efendisi: Ataya Dönüş'te her karakterin gücü sınırlı ama yürekleri sonsuz. Özellikle o kızın ağlarken bile direnmesi beni benden aldı.
Herkes kaçarken o ayakta durdu. Gözlerinde korku yoktu, sadece bir tür kabulleniş vardı. 'Sen tam anlamıyla bir işe yaramazsın!' diye bağırırken bile sesi titremedi. (Dublajlı) Canavarların Efendisi: Ataya Dönüş'te en çok bu karakterin soğukluğu etkiledi beni. Sanki tüm kaosun ortasında tek sabit noktaydı. Onun bakışları, ayının kırmızı gözlerinden daha ürkütücüydü.
O devasa siyah ayı, kıpkırmızı gözleriyle ekrana baktığında donup kaldım. Her adımı yerin titremesine neden oluyor, her hırıltısı kulaklarımda yankılanıyordu. (Dublajlı) Canavarların Efendisi: Ataya Dönüş'te bu canavar tasarımı gerçekten üst düzey. Özellikle son sahnede çocukların üzerine yürürkenki o tehditkar duruş... Kalbim hala yerinde değil.
Beyaz saçlı çocuğun acı içinde bağırdığı an, sanki benim ciğerlerim yandı. Alevli Aslan'ı çağırırkenki çaresizliği, o kırmızı büyülü daireyi çizdiği an... Tüm sahne adeta bir opera gibi dramatikti. (Dublajlı) Canavarların Efendisi: Ataya Dönüş izlerken bu kadar duygulanacağımı hiç düşünmemiştim. Ayı'nın kırmızı gözleri ise tam bir kabus gibiydi.