Doktor uyarısı gibi gelen o diyaloglar aslında ölüm fermanıymış. (Dublajlı) Bir İdamlığın Şifası tıbbi detayları bile hikayeye o kadar iyi yedirmiş ki, izlerken 'sakın karıştırma' diye içimden geçirdim. Bilimsel gerçeklikle kurgunun bu kadar iç içe geçmesi diziyi çok inandırıcı yapıyor.
Masada gülen yüzler, koridorda acı içinde kıvranan bedenlere dönüşünce insanın kanı donuyor. (Dublajlı) Bir İdamlığın Şifası bu tezatlığı mükemmel kullanmış. Özellikle o genç adamın sırıtarak 'içince ölmezsin' demesi, sonradan ne kadar büyük bir yalan olduğunu ortaya koyunca tüylerim diken diken oldu.
Koridorda duvara yaslanıp nefes almaya çalışan o sahneler, dizinin en gerilimli anlarıydı. (Dublajlı) Bir İdamlığın Şifası mekan kullanımını da çok iyi yapmış; dar koridorlar karakterlerin boğulma hissini izleyiciye de geçiriyor. O ses efektleri ve ağır çekimler olmasa bu etkiyi yaratamazdı.
Adamın 'bu şarabın etkisi neden bu kadar ağır' diye sorması ve cevabı alamaması çok vahim. (Dublajlı) Bir İdamlığın Şifası diyalogları çok kısa ama çok etkili kullanıyor. Herkesin aynı anda zehirlenmesi tesadüf olamaz, arkasında büyük bir komplo var gibi hissediyorum bu noktada.
En sonda yerde yatan karakterin o boş bakışı, her şeyin bittiğini ama hikayenin yeni başladığını hissettirdi. (Dublajlı) Bir İdamlığın Şifası final sahnelerinde söze gerek bırakmıyor, sadece görüntülerle her şeyi anlatıyor. O donuk gözler aklımdan çıkmayacak gibi duruyor şu an.