İki karakterin ofiste karşı karşıya geldiği an, havadaki elektrik resmen hissediliyor. Unutulmaz Aşkımsın senaryosu, diyalogdan çok bakışlarla hikayeyi ilerletmeyi tercih etmiş ve bu çok başarılı. Kadının şaşkın ifadesi ve erkeğin o donuk ama içi kaynayan yüzü, aralarında çözülmemiş büyük bir mesele olduğunu fısıldıyor. Takım elbiseli haliyle o kadar farklı ki, sanki geçmişteki o masum çocuk çoktan ölmüş. Bu dönüşümün ardındaki acıyı merak etmemek elde değil.
Kız karakterin koşarken sergilediği o pırıl pırıl gülümseme ile ofiste yaşadığı şok arasındaki fark, kalbe saplanan bir bıçak gibi. Unutulmaz Aşkımsın, izleyiciye mutlu sonun her zaman garantili olmadığını, zamanın insanları nasıl değiştirebileceğini acı bir şekilde gösteriyor. Adamın son anda dudaklarında beliren o hafif tebessüm ise umut kıvılcımı gibi. Belki de her şey bitmemiştir, belki de bu sadece bir başlangıçtır. Bu belirsizlik izlemeye değer.
Güneşli okul bahçesinin canlı renkleri ile ofisin soğuk, steril atmosferi arasındaki geçiş, karakterlerin iç dünyasındaki değişimi simgeliyor adeta. Unutulmaz Aşkımsın yapımında detaylara verilen önem takdire şayan. Gençlik dönemindeki o rahat eşofmanlar, özgürlüğü temsil ederken; sonraki sahnelerdeki takım elbise ve gömlek, bir zırh gibi karakteri çevreliyor. Bu görsel anlatım, senaryodaki boşlukları dolduracak kadar güçlü ve etkileyici bir iş çıkarmış.
Bazen en büyük dramalar en sessiz anlarda yaşanır. Bu videoda karakterler birbirine bağırmıyor ama bakışları o kadar yüksek sesle konuşuyor ki. Unutulmaz Aşkımsın, izleyiciyi yormadan, ince ince işleyen bir duygusal yolculuğa çıkarıyor. Kadının elindeki dosyayı sıkıştırması, erkeğin ellerini cebine atıp geri çekilmesi gibi küçük detaylar, aralarındaki mesafeyi ve çekimi aynı anda hissettiriyor. Bu kimya, kolay kolay bulunacak cinsten değil.
Merdivenlerden neşeyle inen o genç kızın, yıllar sonra aynı adamın karşısında nasıl bir heykele dönüştüğünü görmek çok vurucu. Unutulmaz Aşkımsın, zamanın acımasızlığını ve aşkın kalıcılığını aynı potada eritiyor. Adamın yüzündeki o ifade, sanki 'Keşke' diye bağırıyor. Bu kısa klip bile, izleyicide uzun bir hikaye okuma isteği uyandırıyor. Karakterlerin geçmişine dair ipuçları, bizi daha fazlası için ekran başında tutmaya yetiyor.