Bu sahnede rüya ile gerçeklik arasındaki çizgi o kadar inceleşmiş ki izlerken nefesimi tuttum. Adamın yataktan dehşet içinde uyanışı, zihnindeki travmatik anıların ne kadar canlı olduğunu gösteriyor. Çocuğun elindeki bıçak ve kadının çaresizliği, Onun Gülüşü Kalbimi Çaldı dizisindeki gerilimi zirveye taşıyor. Sanki herkes bir kabusun içinde sıkışıp kalmış gibi. Oyuncuların mimikleri, özellikle çocuğun o masum ama tehditkar bakışları tüyler ürpertici. Bu psikolojik derinlik, sıradan bir dramdan çok daha fazlası. İzleyiciyi karakterlerin zihnine hapsetmeyi başarıyor.