Dışlanmış As sahnesinde o yaşlı adamın gözlerindeki pırıltı inanılmazdı. Sanki tüm oyunu baştan planlamış gibi sakin ama ölümcül bir özgüven vardı. Genç rakibinin blöf yaptığını anladığı anki o hafif gülümseme, salonun havasını değiştirdi. Gerilim tavan yapmıştı.
O iki kadının tepkisi sahneye ayrı bir renk kattı. Özellikle genç olanın şaşkınlıktan sevince dönüşen ifadesi çok gerçekçiydi. Dışlanmış As filminde bu tür detaylar izleyiciyi olayın içine çekiyor. Sanki biz de o masanın etrafındaymışız gibi hissettik.
Genç adamın kartları tutuş şekli ve bakışlarındaki o sahte özgüven çok iyi oynanmış. Yaşlı rakibine karşı kaybedeceğini bilse bile pes etmemesi takdir edilesi. Dışlanmış As bu tür psikolojik düellolarla izleyiciyi ekrana kilitliyor.
O dev avizenin altındaki masa adeta bir savaş alanı gibiydi. Işıklar kartların üzerine vurdukça gerilim artıyordu. Dışlanmış As sahnesinde bu atmosfer tasarımı harika yapılmış. Her detay, her bakış bir anlam taşıyor.
Sadece kartların dağıtılış şekli bile bir hikaye anlatıyor. Yaşlı adamın elindeki as ve papaz, genç adamın ise boş bir umut. Dışlanmış As bu sessiz iletişimi çok iyi kullanmış. Sözler gerekmiyor, gözler her şeyi söylüyor.