Nur'un yemek masasındaki o sessiz duruşu, bağırarak ağlamasından daha acı vericiydi. Vahit'in 'Betül hassastır' deyip Nur'u görmezden gelmesi sinir bozucu. Bulut ve Deniz Arasındaki Mesafe karakterleri o kadar gerçekçi ki, Nur'un 'Kendi hayatımı yaşamaya gidiyorum' demesiyle içim ferahladı. Artık kendi değerini biliyor.
Vahit karakteri izlemesi en zor olanı. Betül'ün küçük bir yanığı abartmasına izin verip, Nur'un yıllarca çektiği acıyı görmezden geliyor. Bulut ve Deniz Arasındaki Mesafe bu dinamikleri çok iyi işliyor. Nur'un son sahnede kapıdan çıkışı ve 'Hoşça kal' deyişi, bir dönemin bittiğinin en net kanıtıydı.
Betül'ün 'Ay çok acıyor' diye feryat ederken Nur'u hastaneye göndermesi tam bir tiyatro. Hizmetçilerin 'Efendi çok iyi davranıyor' lafı ise ironinin zirvesi. Bulut ve Deniz Arasındaki Mesafe dizisindeki bu üçgen, izleyiciyi gerçekten yoruyor. Nur'un yüzüğü masaya bırakıp gitmesi, artık bu oyunda yer almayacağının ilanı.
Nur'un yüzüğü parmağından çıkarmaya çalışırken dökülen gözyaşları, yılların birikmiş hüznüydü. Vahit'in havuz kenarındaki o pişman ifadesi çok geçti. Bulut ve Deniz Arasındaki Mesafe izlerken insan kendi hayatından parçalar buluyor. Nur'un vedası sadece Vahit'e değil, tüm Hazar ailesineydi.
Bulut ve Deniz Arasındaki Mesafe dizisini netshort uygulamasında izlemek bağımlılık yapıyor. Özellikle Nur'un havuzdan çıkıp Vahit'e yüzüğü vermesi ve 'Artık görüşmeyeceğiz' demesi tüyler ürperticiydi. Karakterlerin psikolojisi o kadar derin ki, her bölümde yeni bir detay fark ediyorsunuz.